Fitness, Pilates, Bale, Dans, Tenis, Fotoğraf, Yan Flüt, Spor ve Sanat Etkinlikleri
0-252-212 61 61
0-532-280 3178

Pilates

Pilates Nedir?
Joseph Pilates’in “kontroloji” adını verdiği metodu, zihin ve beden bütünlüğü öngören denge, nefes ve hareket sistemlerinin bir sentezidir. Eklem ve kemikleri hayat boyu korumak için kasları güçlendirme, esnetme ve özellikle içsel karın kaslarının kuvvetlendirilmesi esasına dayanan bir sistemdir. Joseph Pilates, egzersizlerini şöyle tanımlamıştır: “Sadece üç derste farkı hissedecek, on derste farkı görecek ve 20 derste tamamen farklı bir vücuda sahip olacaksınız”.

Pilates egzersizlerinin amacı; karın ve sırt bölgelerini eşit oranda güçlendirip, vücudumuzun üst kısmında sağlam bir iskelet oluşturmaktır. Pilatese göre vücut merkezi, derindeki kaslarla bel kemiğine en yakın kaslardan oluşur. Klasik egzersizlerde zayıf kaslar zayıflama, güçlü kaslar güçlenme eğilimindedir. Bu da dengesiz adale yapısına, kronik bel ağrısı ve sakatlıklara yol açabilir. Pilates’te kas yapısı bir bütün haline getirilir. Kilo vermeseniz de ince görünürsünüz, sakatlanmalar zorlaşır, dayanıklılık artar, metabolizma hızlanır.

Her 10 kişiden 8’i, yaşamının bir döneminde, iskelet ve kas sistemi sorununun etkisi altında kalıyor. Omurganın düzgün kullanılmadığı, vücut dengesinin bozuk olduğu oturuş şekilleri, duruş bozuklukları, yanlış oturuş pozisyonlarında uzun süre kalınması ve tekrarlanan hareketler; kaslarda gerilme, yorgunluk ve stres zamanla ağrılı kas spazmlarına yol açıyor. Bunların sonucunda kişilerde sırt ve boyun ağrıları şikâyetleri ortaya çıkıyor. Pilates egzersizleri omurganın daha sağlıklı olmasını, vücudun doğru pozisyonda duruş alışkanlığını kazanmasını sağlıyor. Bunun nedeni Pilates´in çalıştırmayı hedeflediği ana bölgenin karın ve sırt kasları olması. Güçlenen karın kasları, adeta bir korse gibi sizi dik tutuyor, duruşunuzu düzeltiyor ve belinize binen yükü hafifletiyor. Bu aynı zamanda çok daha rahat ve iyi bir şekilde nefes alabilmeniz için de etkili bir çalışma. Tabii, iyi bir duruş, aynı zamanda, daha estetik ve fit görünmek için gerçekten harika bir yol.

Pilates’in en önemli özelliği, tüm vücudu esneterek omurların arasını açmasıdır. Böylelikle vücutta zamanla meydana gelen yığılmaları yok etmektedir. Hatta omurların açılması nedeniyle 2 santimetreye kadar boy uzaması bile mümkündür.

Eklemlere yük bindirmeden ve içindeki çok ince dokuları yırtmadan kasları çalıştırıyor. Herhangi bir kimyasal madde kullanmadan, böylesine kısa zamanda böyle güçlü ve uzun kaslara sahip olmanızı sağlayabilecek başka bir egzersiz türü yok.

Pilates temel hareketleri için hiçbir alete gerek duyulmaması, egzersizi hayatınızın içine taşımanızı sağlayacak. Masabaşı çalışan bir kişiyseniz özellikle tavsiye ediyoruz.

Pilates yapmak için çok uygun diğer bir grup ise yaşlılar. Vücudu zorlamayan Pilates, eklem sorunu yaşayan yaşlı kişiler ve osteoporoz sorunu yaşayanlar için son derece ideal.

Tüm bu faydalarını göz önünde bulundurduktan sonra Pilates´in nasıl bu kadar popüler olduğunu anlamak hiç de zor değil. Tüm dünyada, Hollywood starları, ünlü sporcular, işadamları hatta kraliyet ailesi mensupları bile Pilates yapıyor.

Altı Pilates Prensibi
Konsantrasyon: Pilates yaparken hareketlere yoğunlaşmak, bedenin uyum içinde nasıl çalıştığına ve hangi kasların kullanılıp, hangilerinin kullanılmadığına dikkat etmek gerekmektedir.

Kontrol: Pilates metodunda kontrol çok önemlidir. Kontrol için bedenin iyi dinlenmesi ve hareketlerin gösterildiği şekilde uygulanması, olası sakatlıkların önlenmesini sağlar.

Merkezleme: Pilates Metodu’nda, doğu hareket sanatlarında olduğu gibi merkez (powerhouse); göbek, bel ve kalça çevresidir. İç organları ve omurgayı yerinde tutan kas sistemlerini içerir. Merkezleme, üst bedenin stabilitesini, esnemeyi ve uzamayı sağlar.

Akıcı hareket: Hareketler acele edilmeden, her noktadan tek tek geçerek ama aynı zamanda hiç duraksamayarak yapılmalıdır.

Kesinlik: Hareketler belirsizce değil, hakkı verilerek tam yapılmalı, birbirleri arasında koordineli olmalıdır.

Nefes: Nefes alıp verme, panik olmadan derin uygulanmalı, bütün nefesi dışarı üflemek yoluyla tamamlanmalıdır.

Pilates Tekniği ile Çalıştırılan Kaslar
Powerhouse (merkez): Karın kas gruplarını sırt kaslarına bağlar. Göbek deliğini omurgaya yaklaştırır. Kas katmanları iki gruba ayrılır:
1.Sabitleyen Kaslar: Bunlar içte olan derin kas gruplarıdır. Bedeni yerinde tutarlar. Kontrol merkezleridir. Sabitleyen kaslar kendi içinde üçe ayrılır:
Gövdeyi sabitleyenler: İç karın kasları (tranversus, iç ve dış çaprazlar) Transversus abdominis; en derindeki karın kasıdır. Göğüs kafesinin altını ön ve arkadan korse gibi sarar ve iç organları yerinde tutar.Çaprazlar (oblikler); transversusun üzerindedir. Bele şeklini veren ve yanlara eğilebilmeyi sağlayan kaslardır. Parmakları aşağıya ve kalçaya doğru uzattığımızda iç obliklerin şeklini hissedebiliriz. Dış oblikler, iç obliklerin üzerinde zıt yöndedir (X harfi gibi).
Kürek kemiklerini sabitleyenler: Orta sırt kas grupları (alt trapezius, serratus anterior ve rhomboidler) Trapezius; kürek kemiklerini indirir.Rhomboids; küreklerin arasındadır ve kürekleri yerlerinde tutmaya yarar.Serratus anterior; ince ve yayvan bir kastır. Göğüs kafesini içerden yatay olarak kaplar ve kürek kemiklerine bağlar, omuzları sabitler.
Kalça sabitleyenler: Kasıklarımızın arasında top sıkıştırdığımızda hissettiğimiz kaslar ve gluteusun hemen altında “turn out” yaptığımızda hissettiğimiz kaslar.
2.Hareket Kasları: Yüzeydeki kas gruplarıdır. Karın kas grubunun en dıştaki kası rectus femoristir (mekik yaptığımızda şişen kas).
Joseph Pilates (1880-1967)

Düsseldorf’ta doğan Joseph Pilates, hastalıklı bir çocukluk dönemi geçirmiş; astım, romatizma ve çelimsizlik… Ancak genç yaşta kayak, jimnastik, vücut geliştirme ile ilgilenerek kendisini ve vücudunu geliştirmiştir. 1912’de İngiltere’ye taşınarak, sirk cambazı, boksör ve İngiliz detektiflerine “kendini koruma” konusunda eğitmenlik yapmıştır. Birinci Dünya Savaşı döneminde ise “yabancı düşman” ilan edilerek Lancaster bölgesinde kampa alınmıştır. Kampta hastabakıcılık yapmış, fitness ve kendi geliştirdiği teknikleri öğretmeye başlamıştır. 1918 yılındaki grip salgınında İngiltere’de pek çok kişi hayatını kaybederken, kampta yaşayanların hiç etkilenmemesi üzerine Pilates ve tekniği ün kazanmıştır. Pilates savaştan sonra Almanya’da metodunu geliştirmeye devam etmiş ve bu metodu şehir polislerine öğretmiştir. 1926’da A.B.D ‘ne göç etmiş ve New York’da halen faaliyetlerine devam eden stüdyosunu açmıştır. Pilates metodu kısa sürede özellikle Graham ve Balanchine dansçıları arasında yaygınlaşmıştır.